birisi biri için, bilerek,bilmeyerek, her biçimden bir anlam, her anlamdan bir biçim beklemiştir giderek, bekledi,bekleyecek, birisi biri için. o belki de gelecek, belki de gelmeyecek. birisi biri için gelecek,gelmeyecek, sürecek için-için, ama hiç bitmeyecek, hep başlayıp yeniden ve de...
kent küçük bir hışımda büyüyor. büyüyor,büyüyor uğultusu başımda, otoların,motorların uğultusu. tekerlekler dönüyor,dönüyor,dönüyor, ışıklar bir yanıyor,bir sönüyor; kırmızı,yeşil,mavi,kırmızı,yeşil. başım dönüyor,dönüyor,dönüyor; kırmızı,yeşil,mavi,kırmızı,yeşil. onu düşünüyorum; kimseden saklanacak gibi değil. bekleyenler var duraklarda, sıraya girmek için yitirmek yarışını bitirmek için. kiminin...
ne zaman nereye gitmedimse, hiç kimseyi de incitmedimse, konular birikti kendiliğinden; ben ne kadar biriktirmedimse.
ben bu kapıyı araladımsa, odayı anlatmak içindi. bir sürü özlem girdi oysa. erken koparılmış üzümler gibi. araladımsa.. ben bu kapıyı açtımsa, aralamayı anlamak içindi. o kapıdan şimdi çıkan, gecikmiş bir sürü arayan, açtımsa! ...
sen bana merdivende bir yer, köşende,çevrende,pencerende sence bir basamak, bir para,bir akıl, bir açı,bir yuvarlak, bir yara verme. benden aldığını bana verme.